Seni Gidi Sosyal Medya..

Seni Gidi Sosyal Medya..

Bir an bile ulaşamasak, haber alamasak nasıl bir psikolojiye bürünürüz. Dünya üzerindeki tüm olaylara hakim olmamız, yalnızca bu araç üzerinden olacağı gibi, insanların erişmesi de olabildiğince özel ve güzel bir durum..

Sosyal medya.. Çağımızın vazgeçilmezi.. Ayaklı gazete.. Örgütlenme ve temiz, saf duygulara sahip insanları kötü işlere alet etmek için muhteşem bir yöntem.. İsimlerini söylemeye gerek duymadığım sosyal medya araçları ve kullanım alanları farklılık gösteriyor olsa dahi, amaçları her zaman aynıdır; kar amacı güden, profesyonel şirketler..

En eskisi hepimizin bildiği, profil düzeniyle çalışan ve arkadaş edinme, beğenme gibi özelliklere sahip olanıdır. Benim bununla tanışmam aslında çok eskiye dayanıyor. Yanlış olmasın, ya 2005 yada 2006 yılında, lisede sınıftayken herkesin dilinde dolaşan yeni bir site.. Resim yükleyip, durum paylaşıp, özel sohbetler edip, sayfa açık, sayfa beğendirip … Neler neler..

Tanrım dediler; bu ne kadar da önemli ve güzel bir şey! Bugüne kadar çıkmamış olması, hayatımızın boşa geçtiği anlamına geliyor! Neredeydin sen daha önce? Tamamen ücretsiz, kolay kullanım ve tek amaçları gizlilik! Nasıl bir gizlilik ise, dünya üzerindeki tüm gizliliklerin resmedilip, tabir yerindeyse dünyaya reklam edildiği yeni bir platform kazanmıştık. Eskiden ‘ar’ ettiğimiz durumları en ince ayrıntısına kadar fotojenik yapımızın da verdiği çekicilikle süsleyip, sitenin en üst bölümüne giriş yapabilir ve girecek olan, bizi takip edecek olan sevdiklerimiz, hayranlarımız için görsel şölen haline getirebilirdik. Nasıl güzel değil mi?

Ancak hiç kimse aldatmanın, yalanın, iftiranın ve hayatımızın alt üst olmasının yaşandığı bu platforma girmemek için çaba göstermedi. Kısa sürede milyonları geçip, yüksek bir sayıya ulaşan, -500 milyondan fazla olması gerek- sahibinin öğrenci iken, dünyanın en zenginleri arasında girmesine dur diyen olamazdı.

Üniversitedeki arkadaşların, şimdiki konferans görüşmelerini internet üzerinden yapmaları için açılan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan bu sistemle birlikte, hayatımızda değişmez bir yara aldığımızdan haberimiz yoktu. Diğer ülkeleri bilemem ancak; Türk Kültürüne tamamen ters bir yapıya ben de bulaştım. Güzel sözler, gerçekte olmayan resimleri ben de paylaştım..

Gittikçe popülerliği kaybolan bu platformun ardından, kuş cıvıltıları geldi.. Her bir mesajla cıvıldayan, cıvıldadıkça daha sempatik bir hal alan yeni bir platform.. Türkiye’yi ve tüm dünyayı kana bulayıp, her ülkede iç karışıklıkların asıl nedeni olan yere, nihayet ulaşmıştık. Başka ünlüler ve siyasetçiler olmak üzere, zamanla kaymalar meydana geldi ve dünya sıralamasında hemen ilk sıralara yerleşti..

Peşine, yalnızca fotoğraf paylaşılan platformlar.. Falanlar, filanlar derken şimdilerde, akıllı telefonlarını elinden düşüremeyen gençlerimiz, ‘Bunlar yokken biz ne yapıyorduk?’ sorunun cevabını bilmeden yaşlanıp, ölmeyi bekleyecekler. Düzeltilmesi mümkün mü?

Bana sorarsanız, açılan bu yaranın düzelmesi imkansız. Gittikçe gelişen ve her döneme ayrı ayrı damgasını vuran, yalnızca teknoloji ve sosyal medya için çaba harcayıp emek veren insanların topluluğunun, eski güzel sohbetlere erişmesi im kan sız!

Elbet bir gün popülerliği biter, yerine konulacak başka bir oyuncak bulununca..

Sevgilerimle..

Son Yazılar
Bir cevap bırakın